Arnavutluk’u tanıtıyoruz – Durres kenti

Durres kenti

Durres kenti Adriatik sahilinde bulunuyor. Arnavutluk’un ikinci büyük kenti ve limanı olan Durres’in üç binyıllık tarihi vardır. Millatan önce 627’de kurulmuştur. Eski ismi Dyrrah. Millatan önce 230’da Roma hakimiyetine geçmiştir. Millatan önce 58 yılında Dyrrah’ta bulunan ünlü hatip Ciceron , Durres kentini ‘ hayranlık uyandrıran şehir ‘ gibi isimlendirmiştir. Eski ve Orta çağda önemli idari ve ticari merkeazi olan Durres şehri , en bütük Akdeniz şehirleriyle mukayese edilmiştir.        ‘ Durres güzeli ‘ isimli mozaik şehirciliğin gelişmesinin göstergesidir. Millatan sonra 1. İle 3. Yüzyılları arasında Roma ve İstanbul arasındaki ticaret yolu üzerine olarak, büyük ilerleme kaydedip, Doğu Adriyatik sahilinde başliman ve önemli merkez oldu.

  1. ile 6. Yüzyılları Durres Bizans Emperatorluğun en önemli şehirlerindendi. 17. Yüzyılda kendini almaya başlayan Durres, 1914-1920 yılları arasında Arnavutluk’a başkentlik yaptı. 1920 yılki Lushnja Kongresinin Tiran’ı başkent olarak ilan etmesi üzerine, Durres başkent olmaktan sona erdi. Arnavutluk’un faşist İtalya tarafından işgal edildiği 7 nisan 1939’da Durres şehri, italyan işgaline direniş merkezi oldu. Komünist yönetimde de Durres, Arnavutluk’un en önemli sanayi şehirleri ve limanlarından biriydi.

1990 yılında Arnavutluk’un dünyaya açılması üzerine, Durres kentinde de büyük değişiklikler oldu.  Ayrıca turizm, taşımacılık ve ticaret alanında gelişmeler kaydedildi. Bugün Durres ülkenin en önemli turistik bölgelerindendir. Şehri yürüyerek dolaşabilirsiniz. Limanın yanında büyük bir meydan ve devamında plaj bölgesidir. Şehrin 5 kilometre uzağında tatil ve vila yerleşimleri başlıyor. Yeni yapılanma faaliyetleriyle sayıları her gün artan oteller kıyı boyunca uzanıyor. Sapsarı, incecik kumlu, temiz sahilde oturup, sessiz kumsalda güneşin sadece size ait olduğu duygusunu yaşayabilirsiniz. Ayrıca temmuz ve ağustos aylarında Durres nüfusu iki kat artıyor. Fakat türistik sezon çok daha uzun,mayıs ayında başlayıp ekim sonuna kadar sürer. 1990lı yılların ortasında, ayrıca 2000 yılının ardında Kosova’dan ve Balkanlardaki diğer arnavut bölgelerinden gelen turistler sayısı çoktur. Durres kentinin plaj bölgesinde yatırımlar devam ediyor.

Plajın dışında, Durres’in zengin tarihi ve kültürel varlığı nedeniyle, kültür turismi de artagidiyor. Durres’te görmeye değer olan bir çok şey vardır. Limana bakan 5. ve 6. Yüzyıllarda tarihlenen şehir duvarlarıyla kulenin yanından yürüyüp, antik kenti dolaşabilirsiniz. Roma hamam kalıntıların arkasında, millatan önce 2. yüzyılda inşa edilmiş 18 bin kişilik Balkanların en büyük amfitiyatrosunu gezebilirsiniz. Bir zamanlar gladyatörlerin yırtıcı hayvanlarla dövüşleri izlenirmiş burada. Tiyatronun Bizans dönemi kubbeli galerisinde freskoları göreceksiniz. Şehrin batısındaki Arkeoloji Müzesinde 2000’e yakın arkeoloji buluntu yer alıyor.       ‘ Durres güzeli ‘ isimli mozaik ise Tiran Milli Tarih müzesinde sergilenmektedir. Şehirdeki tepenin başında 1928 ile 1939 yılları arasında Arnavutluk’u yöneten Kral Zog vikasını gezebilirsiniz.

Durres şehri demiryollarının kesiştiği ve en önemli taşıt hatlarının buluştuğu şehirdir. Arnavutluk- Kosova mesafesini çok kısaltan Durres – Kukes yolu, en önemli yollardandır. Ülkenin en büyük limanı olarak , deniz mal ve yolcu ulaşımının yüzde 85şi Durres limanı aracılığıyla gerçekleşiyor. Arnavutluk’u diğer ülkelere bağlayan büyük mal ve yolcu gemileri her gün Durres limanına gidipgeliyor. Durres – Bari, Durres-Ankona, Durres- Trieste feribot seferi ile her gün binlerce yerli ve yabancı yolcu gidipgeliyor.   /Aida Vishko/

Share this...
Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter