Sami Frasheri

Türkiye’de Semsettin Sami adıyla bilinen Sami Frasheri, Arnavutluk’un güneyindeki Frasher köyünde 1 haziran 1850’de doğdu. Timar sahibi Frasheri ailesinden Halit Beyin beş oğlundan ikincisiydi. Diğer iki oğul Naim ve Abdyl Arnavutluk tarihinde önemli rol oynamışlardır. Kardeşi Naim Frasheri Arnavut milli şiirinin kurucusu olarak kabul edilir.

Sami Frasheri orta öğrenimi Yanya’da ünlü Zosimea lisesinde tamamladı. Eski ve yeni yunanca, Fransızca ve İtalyanca’nın yanısıra Türkçe,Arapça ve Farsça öğrendi.

Sami Frasheri türk harfleriyle yazılan ilk türkçe roman olan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnatin, ilk türkçe ansiklopedi olan Kamuş-ul Alamin ve modern anlamdaki ilk geniş kapsamlı türkçe sözlük olan Kamu-i Türkinin yazarıdır. Taasuk-I Talat ve Fitnat pöpülerlik kazanan ilk türkçe roman olarak sayılır. Ayrıca Kamus-i Fransevi adlı Fransızca ve Kamus-i Arabi adlı arapça sözlükleri kaleme almıştır.

Ağabeyi Abdül Frasheri ile birlikte Latin ve Yunan harflerini kullanan ilk Arnavut alfabesini geliştirmiş (1879) ve Arnavutça bir gramer kitabı yazmıştır (1886). Kardeşi Naim Frasheri, Arnavut milli şiirinin kurucusu olarak kabul edilir. Sami Frasheri Galatasaray spor kulubu’nun kurucusu Ali Sami Yen’in babasıdır.

Sami Frasheri, bir süre Yanya’da çalıştı. 1871’da İstanbul’a geldi. Matbuat Kalemin’de memur olarak göreve başladı. Memurluk yaparken Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat adlı romanını 1872-1873 yıllarında yayınladı. 1874’te Fransızca’dan çevirdigi İhtiyar Onbaşı adlı trajedisinin sahnede kazandığı başarı üzerinde, Arnavut sorunlarını ele alan Besa adlı oyunu da Gedikpaşa tiyatrosun’da sahnelendi.

1876’da bir süre Rodos Valisi Sava Paşa’nın mühürdarlığı görevinde bulundu. Dönüşünde daha önce Sabah’ta yazdığı “Şundan Bundan” başlıklı köşesini Tercüman-I Sark gazetesinde sürdürdü. Bu sırada yoğun olarak Arnavut konularıyla ilgilendi. Ağabeyi Abdül Frasheri’nin önderliğindeki Arnavut İttihadı hareketini destekledi.

Bu yıllarda Daniel Defoe’dan Robenson Kruzo ve Viktor Hugo’dan Sefiller romanlarını Türkçe’ye çevirdi. 1882-1883 yıllarında, büyük eserlerinin ilki olan Fransızca-Türkçe Kamus-ı Fransevi’yi, 1885’te de bu eserin Türkçe-Fransızca kısmını yayınladı. 1889’dan itibaren tek başına yazdığı ve dokuz ciltte olarak yayımladığı Kamus-ül A’lam adlı anskiklopediyle, Türkiye’nin en popüler yazarlarından biri haline geldi.

Kamüs-ül A’lam yayını daha tamamlanmadan, 1896-1897 arasında bir yıllık bir çalışmayla, bügüne dek hazırlanmış en kapsamlı Arapça-Türkçe lugat olan Kamus-ı Arabi adlı büyük sözlüğü fasıl fasıl çıkarmaya başladı.

1899’da modern ilkelere göre hazırlanmış ilk Tükçe-Türkçe sözlük olan Kamus-ı Türki’yi yazmaya başladı. 1901’de bu büyük eseri yayımladıktan sonra kendini tamamen Türk dili araştırmalarına verdi.

Türkçe’yi incelemek, modernize etmek, geliştirmek ve öğretmek alanlarında, yalnız kendi çağında değil, tüm dönemlerde Şemseddin Sami kadar emek vermiş zaatlar azdir.

Sami Frasheri modern Arnavut milliyetçiliğinin manifestosu sayılan “Arnavutluk ne idi, nedir, ne olacak” başlıklı kitabin yazarıdır. Bu esere dayanarak Sami Frasheri, kardeşleri Naim ve Abdül ile birlikte, Arnavut ulusal düşüncesinin babası sayılır.

Adı geçen kitap ilk kez 1899’da Arnavutça daha sonra Fransızca yayımlanmış, 1904’te Sami Frasherı’nin ölümünden hemen sonra Sofya’da onun adıyla ve Arnavutçadan harfiyen ercüme olduğu kaydıyla Türkçe olarak basılmıştır.

Sami Frasheri 18 Haziran 1904’te Erenköydeki evinde yaşamını titirdi./İnes Çashku/